13 Ekim 2009 Salı

The Sea and Cake


son keşiflerimden "the sea and cake"... bu aralar dinlemek istediğim müzik tam da buymuş bünyeye çok iyi geldi... ben daha yeni keşfettim bu grubu ama 94'teki bu albümleri efsaneymiş... myspace'lerine bir göz atın derim...

www.myspace.com/seaandcake

Red Hot Chili Peppers Live At Slane Castle



"best concert performance of all time"

27 Mart 2009 Cuma

Vincent Gallo


1961 Buffalo, New York doğumlu amerikalı yönetmen, oyuncu, senarist, yazar, şarkıcı vs... yani çok yönlü bir sanatçı :) daha çok filmleriyle ve oyunculuklarıyla ön plana çıkmış olsada müzikle pek bir haşır neşir olmuştur. Müziğe 70'li yılların ortasında blue mood grubun da bass gitar çalarak başlamıştır ve çeşitli gruplarda çalmıştır. 82 yılında Bohack grubuyla "It Took Several Wives" albümünü kaydetmiştir ve bu Vincent Gallo'nun son grup çalışması olmuştur. 83 yılında The Way It Is filminin soundtrack albümünü üstlenerek sinema kariyeride başlamıştır... 98 yılında kendisinin yazdığı, yönettiği, oynadığı ve müziklerini yaptığı filmi buffalo '66 ile adından bir hayli söz ettirmiştir. 2001 yılında ara verdiği müzik kariyerine geri dönerek önce "So Sad" EP sini daha sonra "When" albümünü yayınlamıştır. Bu çalışmalarında experimental, trip hop, electronica ve indie rock gibi farklı tarzları denemiştir ve "When" gerçekten dinlenmesi gereken iyi bir deneysel çalışmadır(when,yes i'am lonely,honey bunny ve so sad tavsiye ettiğim şarkılar). Hemen 1 sene sonra "Recordings Of Music For Film" albümünü yayınlamıştır tam 29 şarkılık yine başarılı bir deneysel çalışmadır. 2003'te ise Buffalo '66 dan sonraki 2. filmi olan The Bunny Brown'u yazmış, yönetmiş, oynamış ve müziklerine yardımcı olmuştur. Yakın arkadaşı olan John Fruscianteden de bu film için müzik yapmasını istemiştir ve Johnda soundtrack albümü için 5 şarkı yapmıştır "Forever Away","Dying Song","Leave All the Days Behind","PROSTITUTION Song" ve "Falling" Johnun duygu yoğunluğu en fazla olan çalışmalarındandır bu şarkılar :) Ayrıca yönettiği filmler dışında klipler de çekmektedir. John Fruciante'nin "Going Inside" klibide bunlardan biridir... Son zamanlarda modellik yapmakla meşgul olan Vincent Gallo'nun çıkan haberlere göre yeni projeleri arasında bir animasyon filmi birde Francis Ford Coppola ile ortak bir film projesi varmış... merakla takip ediyoruz :)

19 Ocak 2009 Pazartesi

Omar Rodriguez-Lopez


Omar Alfredo Rodríguez-López (d. 1 eylül 1975) prodüktör, multi-enstrümantalist, şarkı yazarı, Amerikalı prog. rock grubu The Mars Volta’nın gitaristi ve dağılan post-hardcore grubu At The Drive-in kurucusu ve gitaristidir. Rodriguez-Lopez’in müzik kariyeri El Paso, Texas’lı post-hardcore grubu Startled Calf’ta başlamıştır. Henüz 15 yaşındayken grubun solistliğini yapmış, 91 yılında kendisinin ve grubun ilk kaydı olan «I Love Being Trendy» Ep’si yayınlanmıştır. Cedric Bixler Zavala ile tanışması Rodriguez-Lopez’in hayatını değiştirmiştir. Rodriguez-Lopez 17 yaşına gelince El paso’dan ayrılır,otostop çeke çeke Texas’ı gezmeye başlar ve uyuşturuyla bu dönemde tanışır. Cedric bir gün Rodriguez-Lopez’ı arayarak El paso’ya geri dönmesini ve yeni grupları At The Drive-in’e katılmasını teklif eder. Rodriguez-Lopez Cedric’in bu çağrısına cevap verir ve yeniden El paso’ya döner At The Drive-in’in geri vokali ve bass gitaristi olur. 2001 yılında At The Drive-in dağılır ama Rodriguez-Lopez ve Cedric yola birlikte başka yeni bir grupla devam etme kararı alırlar. İkili 2002 yılında The Mars Volta grubunu kurarlar, artık Rodriguez-Lopez daha özgürdür ve müzikal anlamda kendini daha iyi ifade edebilmektedir. Bu dönemde tanıştığı John Frusciante, Rodriguez-Lopez’in kariyerinde önemli etkiler yapmıştır. Hem John Frusciante hem Rodriguez-Lopez müzikal anlamda birbirlerinden çok etkilenmişlerdir ve John Frusciante bir röportajında Rodriguez-Lopez ile ilgili «Omar bana kendimi kısıtlamamamı ve gitarda daha özgür olabilmemi sağladı» demiştir. Bu ikili daha sonra bir çok ortak projeye imza atmışlardır. John, The Mars Volta’nın hemen hemen her projesinde yer almıştır ve Rodriguez-Lopez de Red Hot Chili Peppers’ın Stadium Arcadium albümüne katkıda bulunmuştur. 2008 yılında Rodriguez-Lopez tam 9 projeye imza atmıştır bu inanılmaz bir başarıdır müzik dünyasındaki en üretken, en yaratıcı gitaristlerdendir. Rodriguez-Lopez, solak olması ve müzikal yeteneğinden dolayı 21. yüzyılın Jimi Hendrix’i olarak tanımlanır.

The Empryean Heyecanı.....

deneysel birşeyler geleceği belliydi john'dan unreachable'da bunu hissetirmişti zaten... unreachable'ı ilk dinlediğimde tarz olarak baya farklı gelmişti ama albümün tamamını dinleyince unreachable'ın albümün en normal şarkısı olduğunu farkettim :) süper bir albüm olmuş dinledikçe daha çok sindiriyo insan albümü central,dark night,today,god ve tabikide unreachable favorilerim...