
1-Cygnus....Vismund Cygnus
Sarcophagi
Umbilical Syllables
Facilis Descenus Averni
Con Safo
2-The Widow
3-L'Via L'Viaquez
4-Miranda That Ghost Just Isn't Holy Anymore
5-Cassandra Gemini
Tarantism
Plant a Nail in the Navel Stream
Faminepulse
Multiple Spouse Wounds
Sarcophagi
The Mars Volta'nın 2. stüdyo albümüdür.TMV'nin ilk albümü gibi bu albümde bir konsept albümdür.Albüm Omar ve Cedric'in yalnızlık ve bağımlılık üzerine yazdığı bir hikayeyi içermektedir ayrıca bu albümü ilk albümden sonra aşırı dozdan kaybettikleri grubun eski elemanı olan Jeremy Michael Ward’a ithafen yapmışlardır.Albümün prodüktörlüğünü grubun beyni ve gitaristi olan Omar Rodriguez-Lopez üstlenmiştir ve bu işte de ne kadar başarılı olduğunu göstermiştir.Albüme John Frusciante,Flea ve Larry Harlow konuk müzisyen olarak katkıda bulunmuşlardır.
Albüm 13 dakikalık “cygnus....vismund cygnus” şarkısıyla açılıyor aslında cygnus....vismund cygnus'a şarkının başlığı da diyebiliriz çünkü şarkı sarcophagi,umbilical syllables,facilis descenus averni,con safo adında tam 4 bölümden oluşuyor şarkının ilk bölümü olan sarcophagi kısmı 2 dakikalık gayet sakin ve akustik bir kısımdır umbilical syllables kısmına geçildiğinde ise şarkı apayrı bir boyuta geçer ve albümün bundan sonraki büyük bir kısmını kaplayacak olan müthiş Omar Rodriguez Lopez riff ve sololarının bombardımanı da başlamış olur.Son kısım olan con safo ise tamamen synth efektlerinden oluşmaktadır buda şarkıya ayrı bir duygu katmaktadır.Bu arada grubun davulcusu Jon Theodre’yi de es geçmemek lazım özellikle bu şarkıda ve albümün genelinde inanılmaz davul partisyonları yazmıştır kendisi kuşkusuz yeni nesilin en büyük yeteneklerinden biridir…
Albümün 2. şarkısı belki de TMV’nin en çok bilinen şarkısı olan “the widow” dur. Cedric şarkıya inanılmaz etkileyici bir ses tonuyla girer ve şarkı bu andan itibaren insanı derinden sarsmaya başlar.The widow patlama anları ve efektleri fazlasıyla bol olan bir şarkıdır şarkının son 2 dakikası yine synth efektlerinden oluşmaktadır vede kuşkusuz albümün en vurucu şarkısıdır.Bu şarkıya RHCP’dan John Frusciante sololarıyla yine RHCP’dan Flea da trompetiyle katkıda bulunmuştur.
The widow’un bünyede bıraktığı ağır tahribatlardan sonra “l'via l'viaquez” insana ilaç gibi geliyor.Albümün en hareketli şarkılarından ve özellikle konuk sanatçı Larry Harlow’un piyanosuyla çaldığı salsa melodileri insanın içini kaynatıyor.Çok ilginç bir karışımı var l'via l'viaquez’in kuşkusuz albümdeki en deneysel çalışmalardan biri...
Ve “miranda that ghost just isn't holy anymore” albümün fazla öne çıkmayan şarkılarından ama Cedric’in vokaline hasta olunacak bi şarkı,Cedric vokaliyle sınırları ne kadar zorlayabileceğini bir kez daha kanıtlıyor.Flea’nın trompet sololarının,Omar’ın gitarlarının ve Isaiah Ikey Owens’ın keyboardı’nın müthiş uyumuna şahit olacaksınız bu şarkıda...
Frances the mute’un kapanış şarkısı olan “cassandra gemini” tam 5 bölümden oluşan 32 dakikalık bir başyapıt nerdeyse başlı başına ayrı bir albüm.İnsana bir şarkı için çok uzun bir süre geliyor 32 dakika ama TMV soundunda okadar çok farklılıklar gösteriyorki zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile.Cassandra gemini’nin son bölümü ve baştaki sarcophagi’nin de devamı olan “sarcophagi” melodisiyle frances the mute hikayesi sona ermiş oluyor...
Şarkı sözlerinden pek bahsedemedim çünkü Omar ve Cedric sağolsun ingilizce ve ispanyolcayı harmanlayıp aynı müzikleri gibi enterasan bişi çıkarmışlardır ortaya ama zaten mükemmel müzik insanı alıp götürüyor...
Frances the mute farklı otoriteler,çeşitli müzik dergileri ve siteleri tarafından 2005’in en çarpıcı ve en yenilikçi albümü olarak gösterilmiştir.Müzikal açıdan daha önce denenmemiş farklı bir rock müzik dinlemek isteyenlere ve iki solo bir riff şarkı dinleyen beyinlerin biraz daha gelişmesi için TMV’yı ve frances the mute albümünü şiddetle tavsiye ediyorum.

0 yorum:
Yorum Gönder