1 Aralık 2008 Pazartesi

yeni bir heyecan....

Bugün süper bir site buldum... konserleri izleyebiliyorsun süper bir şey bu benim için hemde görüntü ve ses kalitesi gayet iyi ve profosyonel çekimler... bugünkü konserlerim damien rice,the frames,emiliana torrini konserleri oldu bu aralar gene folk rock takılmalaya başladım :) sınavlarda bitmek üzere artık bütün günümü bu sitede geçireceğim anlaşılan... belki rastgelipte bu yazıyı okuyan olur linkide vereyim http://www.fabchannel.com/ bu arada izlediğim emiliana'nın live performansından sonra lisa hannigan ve marketa irglova'dan sonraki yeni aşkım oldu kendisi:D

15 Kasım 2008 Cumartesi

Omar Rodriguez-Lopez'i anlamak lazım adamın belliki bir derdi var...

Photobucket
2008 Omar Rodriguez-Lopez'in yılı oldu bence...
Önce 2008 Ocakta grubu The Mars Volta'yla "The Bedlam in Goliath"ı yayınladı.Bu senenin en iyi albümlerinden biriydi bence bu albümle RS tarafından yılın en iyi progressive rock grubu da seçildiler.Daha sonra aşırı dozdan kaybettiği arkadaşı Michael Jeremy Ward'ın anısına birlikte 2002 te kaydettikleri bazı kayıtları düzenleyerek 2008'in haziranında "Omar Rodriguez-Lopez & Jeremy Michael Ward" adıyla albümü çıkardı ve arkadaşına olan vefasını biraz geçte olsa göstermiş oldu :) Jeremy TMV'nin ses mühendisiydi... TMV'nin ilk albümü "De-Loused in the Comatorium"un soundu diğer TMV albümlerine göre hep daha kaliteli gelmiştir bana burda Jeremy faktörü ön plana çıkıyordu. Albüme gelirsek albüm hayatımda dinlediğim en deneysel çalışma albüm 45 dakikalık garip ses efektlerinden oluşuyo insan böyle bir şeyi niye yapar neden kaydeder anlamak zor ama tabi bunları yapan Omar olunca fazla diyecek birşey olmuyor :) ve gelelim 2008 Eylül'e "Absence Makes the Heart Grow Fungus" albümüyle karşımıza çıkıyor bu seferde Omar.Omar'ın en beğendiğim albümlerinden biri oldu bu yer yer At The Drive-in ve TMV tadı aldım... son çalışması "Omar Rodriguez-Lopez & Jeremy Michael Ward" sonra gayet dinlenebilir bi albüm oldu bu benim için.Albümün tarzına experimental rock/post-rock diyebiliriz rahatlıkla :) Başta dediğim gibi yıl Omar'ın yılı yerinde yaratmadan birşeyler kaydetmeden duramaz bu adam... Eylülde ayında bi albüm daha patlatıyor O.R.Lopez ve sınırları fazlasıyla zorluyor anlaşılan 2008'in 2. yarısını full-time stüdyoda geçirmiş... "Minor Cuts and Scrapes in the Bushes Ahead" albümüyle bu seferde elektronikadaki hünerlerini sergiliyor Omar Rodriguez Lopez albümdeki bir kaç şarkıda Jeremy Michael Ward'ın sesi duyuluyor... Bu albümde dozunda ve yerinde bir deneysellik olmuş bence dinlerken insanı çok zorlamıyor... 10 Kasım 2008'e geldiğimizde Omar'ın en yeni çalışması "Old Money"le karşılaşıyoruz... Günlerdir dinlediğim bir albüm oldu bu TMV'nin en sevdiğim ilk 2 albümündeki soundu hissettim bu albümde ve çok sevindim... Enstrümantal olarak De-Loused in the Comatorium ve Frances The Mute dinlemek gibi harika bir olay bu ve açık ara en sevidiğim Omar Rodriguez Lopez albümü diyebilirim bu albüme... Albümde ex-TMV davulcusu Jon Philip Theoder'de var tok davul sesleri hemen kendini belli ediyor zaten... Jon bu piyasadaki en yetenekli ve yaratıcı davulculardan biri bence TMV böyle bi adamı niye bıraktı anlam veremiyorum hala :/
Evet tam 5 albüm anlattım size Omar'ın altın yıllarına şahit oluyoruz çok şanslıyız bence...
Son olarak Omar'ın seneyi bu 5 albümle kapayacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz 1 Aralık'ta 2 albüm birden geliyor "Megaritual" ve "Despair "...
Omar'ın bu performansı bana John'nun 2005'teki altın çağını hatırlatıyor 6 ayda 6 albümlük bir denemesi vardı John'un Omar şimdilik John'u geçecek gibi duruyor... Umarım John kankasının bu atağına bir cevap verirde biz dinleyiciler bayram ederiz...

10 Kasım 2008 Pazartesi

kaynak dersi çalışması gereken bir öğrencinin saçmalamarı #1

tam 4 ay sonra tekrardan yazabildim buraya başlarken hiç böyle düşünmemiştim :/ bu 4 aylık sürede bir çok şey yazabilirdim bir sürü albüm keşfettim bir sürü yeni şeyler oldu ama nedense yazmadım ve şimdi son senemde vizelerimin tam ortasında en yazılmıcak zamanda sabah saat 5.31'de bir şeyler saçmalayasım geldi ders çalışmaktan daha iyi olsa gerek :) günde 3 er saat uyuyarak sınavları atlatmaya çalışıyorum günde 9 saatten aşağı uyumayan bir insan hayvanı olarak bünye bu tempoyu kaldırmakta zorlanıyor...
Bu dönemlerimde hep bu kadar sıkıntı ve strese ne uğruna katlandığım sorusu aklıma geliyor... 4 senedir bir cevap bulamadım ve artık öğrencilik hayatıda bitmek üzere (sona yaklaştık) bu saatten sonra cevap bulacağımıda pek sanmıyorum.... büyük hediye neymiş yaşayıp görücez anlaşılan :/
bu sıkıcı boktan sınav dönemimde anlaşılan daha çok saçmalayacağım... bir sonraki sınav termodinamik adı bile korkutuyo adamı perşembeyi cumaya bağlayan gece yada sabah ne oluyosa işte görüşmek üzre saygılar efenim :)
bu saçmalamamda bana eşlik eden glen hansard ve marketa irglova ikilisinede seslendirdikleri if you want me şarkıları için teşekkür ederim :)

21 Temmuz 2008 Pazartesi

Intro

Direk bir albüm yazısıyla girdim olaya :) ama sonradan keşke ilk olarak bu blogda neler paylaşıp yazacağımı anlatan bir yazıyla girseydim dedim... Yazıyı silmekte işime gelmedi o yüzden ikinci yazımda bu konuya değineyim dedim;

Efenim burda kendi zevklerime göre müzik,spor,sinema vs. gibi konularda yazılar yazmayı planlıyorum bi aksilik çıkmazsa... Ayrıca gittiğim gezdiğim yerleride yazma gibi bir planım var ama bakalım zaman göstericek... En çok istediğim olaylardan biride bu blogta sevdiğim müzik adamlarının biyografilerini yazmak ve yayınlamak... Böyle uzar gider bu mevzu yazmak istediğim baya birşeyler var yani... Bakalım bu dediklerimin ne kadarını yapabileceğim bekleyip hep birlikte görelim ;)

The Mars Volta / Frances The Mute


1-Cygnus....Vismund Cygnus
Sarcophagi
Umbilical Syllables
Facilis Descenus Averni
Con Safo

2-The Widow

3-L'Via L'Viaquez

4-Miranda That Ghost Just Isn't Holy Anymore

5-Cassandra Gemini
Tarantism
Plant a Nail in the Navel Stream
Faminepulse
Multiple Spouse Wounds
Sarcophagi


The Mars Volta'nın 2. stüdyo albümüdür.TMV'nin ilk albümü gibi bu albümde bir konsept albümdür.Albüm Omar ve Cedric'in yalnızlık ve bağımlılık üzerine yazdığı bir hikayeyi içermektedir ayrıca bu albümü ilk albümden sonra aşırı dozdan kaybettikleri grubun eski elemanı olan Jeremy Michael Ward’a ithafen yapmışlardır.Albümün prodüktörlüğünü grubun beyni ve gitaristi olan Omar Rodriguez-Lopez üstlenmiştir ve bu işte de ne kadar başarılı olduğunu göstermiştir.Albüme John Frusciante,Flea ve Larry Harlow konuk müzisyen olarak katkıda bulunmuşlardır.

Albüm 13 dakikalık “cygnus....vismund cygnus” şarkısıyla açılıyor aslında cygnus....vismund cygnus'a şarkının başlığı da diyebiliriz çünkü şarkı sarcophagi,umbilical syllables,facilis descenus averni,con safo adında tam 4 bölümden oluşuyor şarkının ilk bölümü olan sarcophagi kısmı 2 dakikalık gayet sakin ve akustik bir kısımdır umbilical syllables kısmına geçildiğinde ise şarkı apayrı bir boyuta geçer ve albümün bundan sonraki büyük bir kısmını kaplayacak olan müthiş Omar Rodriguez Lopez riff ve sololarının bombardımanı da başlamış olur.Son kısım olan con safo ise tamamen synth efektlerinden oluşmaktadır buda şarkıya ayrı bir duygu katmaktadır.Bu arada grubun davulcusu Jon Theodre’yi de es geçmemek lazım özellikle bu şarkıda ve albümün genelinde inanılmaz davul partisyonları yazmıştır kendisi kuşkusuz yeni nesilin en büyük yeteneklerinden biridir…

Albümün 2. şarkısı belki de TMV’nin en çok bilinen şarkısı olan “the widow” dur. Cedric şarkıya inanılmaz etkileyici bir ses tonuyla girer ve şarkı bu andan itibaren insanı derinden sarsmaya başlar.The widow patlama anları ve efektleri fazlasıyla bol olan bir şarkıdır şarkının son 2 dakikası yine synth efektlerinden oluşmaktadır vede kuşkusuz albümün en vurucu şarkısıdır.Bu şarkıya RHCP’dan John Frusciante sololarıyla yine RHCP’dan Flea da trompetiyle katkıda bulunmuştur.

The widow’un bünyede bıraktığı ağır tahribatlardan sonra “l'via l'viaquez” insana ilaç gibi geliyor.Albümün en hareketli şarkılarından ve özellikle konuk sanatçı Larry Harlow’un piyanosuyla çaldığı salsa melodileri insanın içini kaynatıyor.Çok ilginç bir karışımı var l'via l'viaquez’in kuşkusuz albümdeki en deneysel çalışmalardan biri...

Ve “miranda that ghost just isn't holy anymore” albümün fazla öne çıkmayan şarkılarından ama Cedric’in vokaline hasta olunacak bi şarkı,Cedric vokaliyle sınırları ne kadar zorlayabileceğini bir kez daha kanıtlıyor.Flea’nın trompet sololarının,Omar’ın gitarlarının ve Isaiah Ikey Owens’ın keyboardı’nın müthiş uyumuna şahit olacaksınız bu şarkıda...

Frances the mute’un kapanış şarkısı olan “cassandra gemini” tam 5 bölümden oluşan 32 dakikalık bir başyapıt nerdeyse başlı başına ayrı bir albüm.İnsana bir şarkı için çok uzun bir süre geliyor 32 dakika ama TMV soundunda okadar çok farklılıklar gösteriyorki zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile.Cassandra gemini’nin son bölümü ve baştaki sarcophagi’nin de devamı olan “sarcophagi” melodisiyle frances the mute hikayesi sona ermiş oluyor...

Şarkı sözlerinden pek bahsedemedim çünkü Omar ve Cedric sağolsun ingilizce ve ispanyolcayı harmanlayıp aynı müzikleri gibi enterasan bişi çıkarmışlardır ortaya ama zaten mükemmel müzik insanı alıp götürüyor...

Frances the mute farklı otoriteler,çeşitli müzik dergileri ve siteleri tarafından 2005’in en çarpıcı ve en yenilikçi albümü olarak gösterilmiştir.Müzikal açıdan daha önce denenmemiş farklı bir rock müzik dinlemek isteyenlere ve iki solo bir riff şarkı dinleyen beyinlerin biraz daha gelişmesi için TMV’yı ve frances the mute albümünü şiddetle tavsiye ediyorum.